Bu makale, yazı dizisinin ikinci bölümüdür.
Uzun görüşmeler, fikir alışverişleri sonucu web sitenizin nasıl olması gerektiğine karar verdiniz. Tasarımcı tam da aklınızdan geçen tasarımı uyguladı, her şey istediğiniz gibi oldu. Peki bu sitenin asıl sahipleri, yani kullanıcılar ne düşünüyorlar? Web siteniz kullanılabilir mi?
Kullanılabilirlik nedir?
Kullanılabilirliği beş ana başlıkta inceleyebiliriz:
- Öğrenilebilirlik
Kullanıcılar sitenize ilk girdiğinde en temel işlemleri ne kadar kolay öğrenip uygulayabiliyorlar? - Verimlilik
Tasarımı öğrenen bir kullanıcı, yapacağı işlemi yeterince hızlı yapabiliyor? - Hatırlanabilirlik
Sitenizi bir kere ziyaret eden bir kullanıcı bir sonraki seferde, sitenin kullanımını kolayca hatırlayabiliyor mu? - Hatalar
Kullanıcınız ne kadar çok hata yapıyor, hatadan ne kadar çabuk kurtulabiliyorlar? - Memnuniyet
Kullanıcınız web sitesini kullanmaktan ne kadar memnun kalıyor?
Bunlara ek olarak kullanıcı deneyimini etkileyen hız, güvenilirlik, kullanım kolaylığı, anlaşılabilirlik ve kontrol mekanizmalarını da görmezden gelmek mümkün değildir.
Kullanılabilirlik nasıl geliştirilebilir?
Web sitenizin kullanılabilir olup olmadığınının yanıtını ziyaretçilerinizden alabilir, kullanıcılarınızı dinleyebilir, beklentilerini öğrenip çözüm üretebilirsiniz. Daha profesyonel yaklaşımlar için ise eye-tracker cihazlarla kullanıcının gözünden web sitenizi incelemekte fayda var. ( Yan taraftaki eye-tracking örneğinde kırmızı alanlar, kullanıcıların en çok dikkatini çeken, en çok kullandıkları alanları göstermektedir. )
Kullanılabilirlik neden önemli?
Çünkü ziyaretçiniz aradığını bulamazsa, siteminizi çözmekte zorlanırsa, bir işlemi yapmak için çok fazla zaman ve çaba harcarsa, sitenizden çıkacaktır.
Emek, zaman ve para harcayarak yaptırdığınız bir web sitesi neden uygulama kurbanı olsun ki?
Kullanılabilirliğin test aşamaları
Web siteniz yayınlanmadan önce ve yayına alındıktan sonra yapacağınız testler, kullanılabilirliği arttırıcı çalışmalar olacaktır. Testleri şu şekilde gerçekleştirebilirsiniz:
- Eskiyle yeniyi kıyaslayabilirsiniz.
Yeni tasarıma başlamadan önce varsa eskisini test ederek, iyi ve kötü yanlarını ayıklayıp yeni tasarımda kullanmanız gereken öğeleri belirleyebilirsiniz. Kullanıcınızın asıl ihtiyaçlarını belirleyip, bu ihtiyaçları yapıalcak tasarımda ön planda tutabilirsiniz. - Rakiplerinizin web sitesini inceleyebilirsiniz.
Jakob Nielsen’ın benzer siteler üzerinde yaptığı çalışmayı paylaşamak istiyorum. Örneğin finans sektöründe çalışan bir firmasınız ve web sitesi yaptırmak istiyorsunuz. Sayfanız kaç sütundan oluşmalı@f0 Sütunların içinde kaç bölüm olmalı@f1 Menü nerede olmalı@f2 Jakob Nielsen bunu anlamak için şöyle bir yöntem geliştirmiş: Finans sektöründe hizmet veren en iyi 10 firmanın web sitesinin ekran görüntülerini alıp, her biri şeffaf olmak üzere üstüste kaydediyorsunuz. Oluşan görüntü, size yerleşim planı hakkında fikir vermeye yardımcı oluyor. Böylece ortalama bir internet kullanıcısının da sizden beklediği web sitesi şablonuna sahip oluyorsunuz. Bu şablona sahip olup diğerlerinden farklı bir görünüm elde etmek de tasarımcınızın yeteneğine kalmış:) Di mi İlkay@f3
- Konunuzla ilgili yayımları inceleyebilirsiniz.
Nielsen Norman Group tarafından web(e-tcaret, b2b, ilişkiler,…) , intranet(bilgi mimarisi, portal,…), e-mail, kullanıcı (yaş, özürlülük,…) bazlı yapılmış kullanılabilirlik kılavuzları e-book olarak yayımlıyor. Bu deneyimlerden ve yapılmış testlerden faydalanabilirsiniz. - Erken-kullanıcı testi yapabilirsiniz.
Karar verdiğiniz tasarımı aşama aşama kullanıcılara test ettirirseniz daha sonradan farkedeceğiniz kullanım zorluklarının önüne geçebilirsiniz. Tasarımı gösterdiğiniz kişilerin ilk tepkilerini ve uyandırdığı izlenimleri dikkate almak proje çok ilerlemeden sorunlarını gidermenize yardımcı olur. - Tasarım sonrası geri dönüşleri alabilirsiniz.
Sitenizden yapacağınız anketle, iletişim formuyla kullanıcılarınızın görüşlerini alıp kullanılabilirlik çalışmasını derinleştirebilirsiniz.
Maliyet
Kullanılabilirliği sağlamak için yapılan çalışmalar çok fazla zaman ve mali sorumluluk gerektiriyor gibi görünse de, uzun vadede bakıldığında firmanıza çok kar sağlayacaktır.
Çünkü hedef kitlenizin web sitenizi kullanması demek ürününüzü kullanması/alması demek. Kullanamadığınız bir e-ticaret sitesinden ürün almazsınız, kullanamadığınız bir finans sitesinden hisse senedi işlemi yapmazsınız, kullanamadığınız bir rezervasyon sitesinden bilet almazsınız … gibi örnekler çoğaltılabilir.
Kullanımı zor bir siteyi revize etmek, yapılmamış bir siteyi kullanım testlerinden geçirerek yapmaktan daha pahalıya gelecektir.
Kaynaklar:
Usability
Useit
Odtü BİDB
www.kakis.gov.tr



# 2
Ben de kendi yorumu ekleyeyim:
Ben de bu işe (blog yazmaya) başlarken ilk önce başarılı blogların tasarımlarını inceledim. Onların tarzını öğrenmeye çalıştım. Tasarımı bitirdikten sonra aynı bırakmadım. Ara ara değiştirip sitede kalma sürelerini karşılaştırıp hangisinin daha iyi olduğuna karar verdim. Gerçekten yaptığım işe yaradı. Size de öneririm.
@zülküf küçüközer yorumunuz için teşekkür ederim. Haklısınız, kullanıcı davranışlarını karşılaştırmak-incelemek gelişimi hızlandırıcı bir davranış.